Erzincanımız, derin tarihi geçmişe sahip bir vilâyet olmasına rağmen zamanımızda hiçte kendinden beklenen performansı gösterememektedir. Yakın geçmişte, ülkemizde gerek ekonomik gerekse sosyal sahada birçok gelişme kaydedilmiştir. İlimiz ise bu süreçte memleketimizin diğer vilâyetlerine nisbeten, ekonomik aktivite yönünden gerilemiştir. İçinde barındırdığı nüfusu ise sürekli olarak batı illerine özellikle de İstanbul'a fütursuzca göndermiştir. Bu gerilemenin, kendi içinde mantıklı pek çok sebebi bulunmaktadır. Bunlar; tarımda makineleşme, arazilerin mirasla bölünmesi , artan nüfusu barındıracak (katma değeri yüksek) yatırımların yörede zamanında yapılamaması, çeşitli toplum içi anlaşmazlıklar, güvenlik v.s. sorunlar olarak sıralanabilir.
Yaşanan yoğun göç neticesinde, gurbette artık birkaç nesil yetişmiştir. Eski gelenlerin çocukları ve özellikle torunları bulundukları şehrin hayatına iyice alışmıştır. Son yıllarda insanımızın birbiriyle olan bağlarının zayıflaması ve birazda eski günlere özlem gibi sebeplerle, dernekleşme faaliyetlerine hız verilmiştir. Pek çok köyümüz ve beldemiz dernek ve vakıf türü müesseseler meydana getirerek hem oluşan hissi boşluğu doldurmaya çalışmışlar hem de birer baskı grubu olarak kendi sorunlarını lâzım gelen mercilere daha etkili olarak bildirebilmişlerdir. Fakat, unutulmaması gereken bir nokta vardır ki bu tür gurbet oluşumlarına, bizatihi  'bu faaliyetlerin sebebi olan' sılayı ekonomik, sosyal, kültürel, nüfus ve nüfûzu ile birlikte katamaz isek bu türden oluşumlar ne yazıkki giderek etkisizleşen, sivil toplum üniteleri olarak kalacaklardır. Çünkü artık her şeyiyle büyük bir güce sahip ,metropol gurbet şehirlerinde, ülke içinde çok küçük bir yeri olan Erzincan kentinden bahsetmek gereksizleşecektir.
Şimdi konuyu daha net bir şekilde ortaya koymak adına, bir çok hususun değerlendirilmesinde kriter olarak alınan nüfus meselesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Aşağıda 1970-2007 yılları arasındaki ilimizin nüfus değişimi tablo şeklinde yer almaktadır:




ERZİNCAN'IN DEMOKRAFİK VE EKONOMİK SORUNLARI
Yukarıdaki tablo genel olarak değerlendirildiğinde, özellikle köylerimizin büyük nüfus kaybına uğradığı görülmektedir. 2000 yılına kadar ilimizin toplam nüfusunda görülen artış ise ülkemizin ortalama nüfus artışının çok altında gerçekleşmiştir. Son olarak elde edilen 2007 sayım sonucunda hem köy hem de şehir nüfuslarında önemli miktarda bir düşüş kaydedilmiştir.
Nüfusu oldukça düşük olan ilimizin yerel yönetimlerinin, devlet ödeneklerinden alacağı paylar ile diğer sosyal ve ekonomik kalkınma için gerekli olan kaynakları da düşecektir. Bunun üstüne bir de özellikle köylerde sürekli yaşayan nüfusun yaş ortalamasının yüksekliğinin eklenmesi, ileriki senelerde koskocaman bir arazinin âtıl kalması sonucunu doğuracaktır.
Evet, Erzincan'da son yıllarda hususiyetle ulaştırma sahasında pek çok alt yapı yatırımı gerçekleştirilmiştir. Duble yollar yapılmış, köy yolları asfaltlanmış, hava ulaşımında olumlu gelişmeler meydana gelmiş, kanalizasyon ve içme suyu sorunlarının çözümü noktasın da olumlu neticeler alınmıştır. Lâkin ilimiz, insan istihdam eden 'nüfusu yerinde besleyen' madencilik, ara ve yatırım malları üretimi konusunda işletme sıkıntısı çekmektedir. Tarımda, gerek hayvancılık gerekse bitkisel üretimde potansiyelinin çok altındadır. Turizm sektöründe, tanıtım ve tesisleşme sorunlarının halli gerekmektedir.
Sonuç olarak, gittikçe derinleşen sorunlarımızın çözümü için kısaca şunlar önerilebilir;
1) Dernek faaliyetlerinin arttırılması ve sivil toplumla birlik ve beraberlik duygularını pekiştirerek kültürel değerlerin, yeni nesillerle ulaştırılması,
2) Ekonomi alanında, madencilik ile diğer sanayi kollarında ilimizin kaynaklarına uygun olarak sektörel teşvikle desteklenen proje odaklı yatırımların yapılması,
3) Tarımda, özellikle bâkir toprak kaynaklarının organik üretimde kullanılması et ve süt ürünleri için gerekli potansiyele sahip sahaların etkin kullanımı,
4) Büyük şehirlerde yoğun talebe sahip bal, peynir, kuru fasulye v.s. mâmüllerimizin üretiminin arttırılması,
5) Bitkisel üretimde, yöremizde yetişebilen ceviz, elma, kayısı, armut, kuşburnu v.s. meyvelerin modern üretiminin sağlanması,
6) Yeni kurulan üniversitemizle yapacağımız çalışmaları koordine etmeli ve akademisyenlerden yardım alınmalı,
7) Yöremizin, özellikle Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu'na üye ülkelere olan yakınlığı nedeniyle, çevremizde bulunan liman ve sınır vilâyetlerinden alacağımız ulaştırma imkanlarından faydalanılarak üretimi yapılacak olan ürünler bu ülkelere pazarlanabilir.
Yukarıda zikredilen ve değişik görüşlerle çoğaltılabilinecek öneriler, aynı zamanda büyükşehirlerimizin yükünün hafifletilmesini de sağlayabilir. Bu faaliyetleri gerçekleştirmek için gurbette bulunan nitelikli insanımızın öncülüğüne ihtiyaç vardır. Özellikle iş adamlarımızın Erzincan'ın "mukayeseli üstülüğü"nün bulunduğu sektörler başta olmak üzere sanayi, tarım ve turizm sahalarında en kısa zamanda yapacakları yatırımlarla hem memleketimizin hem de ülkemizin kalkınması için faydalı eserler ve işler meydana getirilebilir. Fakat her şeyden önemlisi biz komşumuz olan hemşehrilerimizle ve akrabalarımızla halisâne iyi geçinir. Birbirimize güzel işlerinde yardımcı olursak birçok sorunumuzun kendiliğinden çözüldüğünü de görebiliriz. Tabiki bizim hemşehrilik faaliyetlerimiz, kendimiz dışında diğer insanları da kucaklayan kuşatıcı bir niteliğe sahiptir. Memleketimize hizmeti geçen herkese teşekkür ederim.
 
Hamdi Aktaş
e-mail:hamdi_aktas1979@hotmail.com
Gsm:        0536 567 17 12
Tel:          0212 455 17 30

Sayım Yılı
Toplam Nüfus
Şehir Nüfusu
Köylerin Nüfusu
1970
276.122
78.195
197.927
1975
283.683
85.184
198.499
1980
282.022
95.228
186.794
1985
299.985
112.307
187.678
1990
299.251
144.144
155.107
2000
316.841
172.206
144.635
2007
213.538
114.437
  99.101
Erzincan'ın Nüfusunun Yıllara Göre Dağılımı 1970-2007
Kaynak: www.erzincan.gov.tr, www.tuik.gov.tr