Yukarıdaki tablo genel olarak değerlendirildiğinde, özellikle köylerimizin büyük nüfus kaybına uğradığı görülmektedir. 2000 yılına kadar ilimizin toplam nüfusunda görülen artış ise ülkemizin ortalama nüfus artışının çok altında gerçekleşmiştir. Son olarak elde edilen 2007 sayım sonucunda hem köy hem de şehir nüfuslarında önemli miktarda bir düşüş kaydedilmiştir.
Nüfusu oldukça düşük olan ilimizin yerel yönetimlerinin, devlet ödeneklerinden alacağı paylar ile diğer sosyal ve ekonomik kalkınma için gerekli olan kaynakları da düşecektir. Bunun üstüne bir de özellikle köylerde sürekli yaşayan nüfusun yaş ortalamasının yüksekliğinin eklenmesi, ileriki senelerde koskocaman bir arazinin âtıl kalması sonucunu doğuracaktır.
Evet, Erzincan'da son yıllarda hususiyetle ulaştırma sahasında pek çok alt yapı yatırımı gerçekleştirilmiştir. Duble yollar yapılmış, köy yolları asfaltlanmış, hava ulaşımında olumlu gelişmeler meydana gelmiş, kanalizasyon ve içme suyu sorunlarının çözümü noktasın da olumlu neticeler alınmıştır. Lâkin ilimiz, insan istihdam eden 'nüfusu yerinde besleyen' madencilik, ara ve yatırım malları üretimi konusunda işletme sıkıntısı çekmektedir. Tarımda, gerek hayvancılık gerekse bitkisel üretimde potansiyelinin çok altındadır. Turizm sektöründe, tanıtım ve tesisleşme sorunlarının halli gerekmektedir.
Sonuç olarak, gittikçe derinleşen sorunlarımızın çözümü için kısaca şunlar önerilebilir;
1) Dernek faaliyetlerinin arttırılması ve sivil toplumla birlik ve beraberlik duygularını pekiştirerek kültürel değerlerin, yeni nesillerle ulaştırılması,
2) Ekonomi alanında, madencilik ile diğer sanayi kollarında ilimizin kaynaklarına uygun olarak sektörel teşvikle desteklenen proje odaklı yatırımların yapılması,
3) Tarımda, özellikle bâkir toprak kaynaklarının organik üretimde kullanılması et ve süt ürünleri için gerekli potansiyele sahip sahaların etkin kullanımı,
4) Büyük şehirlerde yoğun talebe sahip bal, peynir, kuru fasulye v.s. mâmüllerimizin üretiminin arttırılması,
5) Bitkisel üretimde, yöremizde yetişebilen ceviz, elma, kayısı, armut, kuşburnu v.s. meyvelerin modern üretiminin sağlanması,
6) Yeni kurulan üniversitemizle yapacağımız çalışmaları koordine etmeli ve akademisyenlerden yardım alınmalı,
7) Yöremizin, özellikle Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu'na üye ülkelere olan yakınlığı nedeniyle, çevremizde bulunan liman ve sınır vilâyetlerinden alacağımız ulaştırma imkanlarından faydalanılarak üretimi yapılacak olan ürünler bu ülkelere pazarlanabilir.
Yukarıda zikredilen ve değişik görüşlerle çoğaltılabilinecek öneriler, aynı zamanda büyükşehirlerimizin yükünün hafifletilmesini de sağlayabilir. Bu faaliyetleri gerçekleştirmek için gurbette bulunan nitelikli insanımızın öncülüğüne ihtiyaç vardır. Özellikle iş adamlarımızın Erzincan'ın "mukayeseli üstülüğü"nün bulunduğu sektörler başta olmak üzere sanayi, tarım ve turizm sahalarında en kısa zamanda yapacakları yatırımlarla hem memleketimizin hem de ülkemizin kalkınması için faydalı eserler ve işler meydana getirilebilir. Fakat her şeyden önemlisi biz komşumuz olan hemşehrilerimizle ve akrabalarımızla halisâne iyi geçinir. Birbirimize güzel işlerinde yardımcı olursak birçok sorunumuzun kendiliğinden çözüldüğünü de görebiliriz. Tabiki bizim hemşehrilik faaliyetlerimiz, kendimiz dışında diğer insanları da kucaklayan kuşatıcı bir niteliğe sahiptir. Memleketimize hizmeti geçen herkese teşekkür ederim.